|
MARKA
Koruma Grubu olarak biraraya gelen 13 şirket sahte ürünlere karşı savaş
açarken, Türkiye'de de bu işin ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekti.
Unilever Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca, bu işin global boyutunun 500
milyar doları aştığını belirtirken, Procter&Gamble Türkiye Başkanı
Saffef Karpat da sahtecilik yüzünden Türkiye'deki vergi kaybının 4 milyar
doları bulduğunu açıkladı.
DÜNYADA
512 MİLYAR DOLAR:
Türkiye'de
faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası şirketler ve ilgili derneklerin
2001 yılında kurduğu gönüllü bir inisiyatif olan Marka Koruma Grubu'nun
(MKG) kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla ilk kez düzenlediği toplantısında
şirket yetkilileri dünyada ve Türkiye'de sahteciliğin boyutunu ortaya
koydu. Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Karaca, '21'inci
yüzyılın suçu' dediği sahte ürün ticaretinin dünyadaki boyutunun geçen yıl
512 milyar dolar hesaplandığını, bu yıl da 550 milyar dolar olarak tahmin
edildiğini, bunun da 2004 yılı dünya ticaretinin yüzde 7'si olduğuna dikkat
çekti.
TÜRKİYE'NİN
YARISI KAYITDIŞI:
Procter&Gamble Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Karpat ise,
devletin buradaki kaybının 4 milyar doları bulduğunu vurguladı. Türk
ekonomisinin yarısının kayıtdışı olduğunu vurgulayan Karpat, 'Türkiye'de
tarım dışı sektörlerdeki kayıt dışı oranı yüzde 34, tarımda ise yüzde 90
olarak hesaplanıyor. Bu yüzden yıllık vergi kaybı 9-11 milyar doları
buluyor. 2002'de yaptırdığımız bir çalışmaya göre sahtecilik yüzünden
firmaların yıllık kaybı 90 ile 145 milyon dolar arasında. Türkiye'deki
toplam taklitçiliğin yarattığı kayıtdışı ekonomi GSYİH'nın yüzde 1.4'üne
ulaşıyor. Bu da 2.63 milyar dolar demek. Diğer vergilerle beraber bu rakam
3 milyar doları buluyor. Türkiye ekonomisindeki büyüme göz önüne
alındığında, sahte ürünlerden dolayı devletin uğradığı zararın 2005 için 4
milyar dolar olduğu tahmin ediliyor.'
360
DAVA VAR:
Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Taslağı'ndaki 'sadece Türkiye'de
üretilen ürünlerin sahteciliğinin suç olarak ele alınabilecek olması'
maddesinin değiştirilmesini istediklerini dile getiren Karpat, mahkemelerde
yaşanan sorunlara da dile getirdi. MKG üyesi 13 firmanın bir yılda açtığı
360 dava bulunduğunu açıklayan Karpat, mahkeme sürecinin uzamasının yanında
diğer sorunları da şöyle dile getirdi: 'Sahtecilikten yalnızca marka/lisans
sahibi mağdur olmamasına rağmen, mevzuat uyarınca sahtecilikle ilgili
suçların kovuşturulması ancak bizlerin şikayetine bağlı. Toplumda yazılım
ve sanat eserleri dışında bu konuya hassasiyet gösterilmiyor.'
250
MARKAYI TEMSİL EDİYORLAR:
Procter&Gamble Dış İlişkiler Müdürü Hayrünnisa Aligil ise, deterjandan
gıda ürünlerine kadar pek çok ürünün sahtesinin üretildiğine dikkat
çekerken, amaçlarının bunun ekonomiye, toplum sağlığına ve markalaşmaya
verdiği zararlara dikkat çekmek olduğunu vurguladı. Aligil, MKG içinde
halen 250'ye yakın markayı temsil eden 13 şirket bulunduğunu belirtirken,
'Türkiye'de rakı sahteciliği ile farkındalık arttı ancak gerekli önlemlerin
alınması için daha aktif olmak ve bu işin peşini bırakmak istemiyoruz'
dedi.
İlacın
bile sahtesi var
İZZET
Karaca, ilaç sektöründe bile sahteciliğin var olduğunu belirtirek,
gelişmekte olan ülkelerdeki ilaçların yüzde 10 ile 20'sinin standartlara
uymadığını, sahtecilik ile mücadelenin çok etkin olduğu ABD'de bile 1996
yılında sahte antibiyotik yüzünden 66 kişinin öldüğünü kaydetti.
Zararın
750 milyon doları sigaradan
SADECE
sahte sigara yüzünden hükümetlerin toplam vergi kaybının 16 milyar dolar
olduğunu belirten Karaca, bu rakamın Türkiye'de ise 750 milyon dolar olarak
tahmin edildiğini belirtti. Karaca, İngiltere'de her 25 pub'dan birinde
sahte içki satıldığını söylerken bu yıl Türkiye'de 27 kişinin sahte rakı
yüzünden öldüğünü hatırlattı.
Kozmetikte
sahtekar, El Kaide çıktı
SAHTECİLİĞİN
terörle olan ilişkisine de değinen İzzet Karaca, bu konuda şu örnekleri
verdi: ' 2001 yılında Dubai'den İngiltere'ye gitmek üzereyken yakalanan
toplam 8 ton kozmetik ürününü gönderen kişinin terör örgütü El Kaide'nin
üyesi olduğu belirlendi.'
4 milyar
dolar ile neler yapılabilirdi
Türkiye
IMF'ye bir yıllık borç taksitini ödeyebilirdi.
Tüpraş
büyüklüğünde yeni bir rafineri kurulabilirdi.
Tam
donanımlı 100 hastane, 1000 öğrenci kapasiteli 4 bin okul yapılabilirdi.
İstanbul
olası bir depreme karşı iyi biçimde hazırlanabilirdi.
İstanbul'daki
deniz altına yapılan tüp geçit projesi için bir başka kaynağa gerek
olmazdı.
Sahteciliğin
boyutu hangi sektörde ne kadar
Otomotiv: Dünyada 12 milyar dolar
Spor
giyim: Yalnızca AB'de 8 milyar Euro
Hızlı
Tüketim: Yalnızca 2 büyük firmanın toplam zararı 500 milyon dolar.
İlaç:
Dünyada 5 milyar dolar
İçki: 400
milyon dolar
Yazılım:
Yalnızca ABD firmalarının zararı 16 milyar dolar.
Tütün
ürünleri: 390 milyar adet sahte sigara
Kayıtdışı
Ekonominin Resmi GSMH'ya Oranı (%)
Gelişmiş
Ülkeler Ortalaması: 15
Gelişmekte
Olan Ülkeler Ortalaması: 30
Türkiye:
66
KAYNAK
: Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu
MEY:
Yakalanan 2 saat içinde serbest kalıyor
MEY İçki
CEO'su Galip Yorgancıoğlu, mevcut olumsuz tablo ile mücadele etmenin
toplumun tüm bireylerine düşen bir görev olduğunu vurgularken, cezaların
caydırıcı olmamasından yakındı. 'Sadece bizim 110 tane davamız var, hiç
birinden sonuç alamadık' diyen Yorgancıoğlu, bu sorunun önüne geçilebilmesi
için cezaların da caydırıcı olması gerektiğini savundu. Yorgancıoğlu, 'Yakalanan
iki saat içinde serbest bırakılıyor, bu dünyanın hiçbir yerinde yok' dedi.
|